Balyoz’un İdeolojisi

By | 13 Kasım 2011

Türkiye, darbe girişimlerini konuşmaya ve tartışmaya her zamanki gibi devam ediyor. Ancak tartışmalar darbe korkularını ortadan kaldırmıyor. Bir çıkış yolu da ortaya koymuyor. Halkın oyları ne darbelere ne de darbe korkularına çözüm olmuyor. Demokratik seçimler ne kadar güçlü iktidar ortaya çıkarsa da sonuç değişmiyor. Darbe planları, girişimleri ve simülasyonları yapılmaya, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor.

Paylaş:

Türkiye’nin Ekseni

By | 11 Kasım 2011

Türkiye; İran ve İsrail konusunda uygulamaya koyduğu politikayla, eksen kayması tartışmaları içine girdi. Eksen kaymasının ne olduğunu tam olarak tanımlayan çıkmadı. Bu kavramla yapılan tartışmaya bakılırsa, Türkiye Batılı müttefiklerinin takib ettiği politikalar dışında bir politika izlemektedir. Onlardan bağımsız davranmaktadır. Türkiye’nin Nato, ABD ve AB ülkeleri ile birlikte davranması gerekirmiş, denilmektedir. Eksen kaymasından bahsedenler, Türkiye’nin sözü… Read More »

Paylaş:

Hayat ve Terör

By | 11 Kasım 2011

Türkiye’nin doğu illeri maalesef uzun zamandan beri terörle birlikte anılmaktadır. Televizyon yorumcuları, gazetelerin köşe yazarları ve politikacılar bu illerimizi şiddet, terör, kan davaları ve töre cinayetleri ile özdeşleşmiş bir tarzda anıyorlar. Bu kavramların bir gerçeği ne kadar ifade ettiği ayrı bir tartışma konusudur. Ancak gerçekten bu bölgelerin insanları medyada ve kamuoyunda sanıldığı gibi, bu sıfatları… Read More »

Paylaş:

Kültür Ocağında Sanat Ve Din

By | 9 Kasım 2011

Medeniyet, sanat, estetik, ideoloji ve din; üzerinde ciltler dolusu kitapların yazıldığı, bitmez tükenmez tartışmaların yapıldığı önemli kavramlardır. Milletlerin ve toplumların tarihi, bu kavramların içeriğinde yer alan değerlere, yani kıymet hükümlerine göre işlenir, yorumlanır, anlatılır. Cemil Meriç’i, Yahya Kemal’i ve Necip Fazıl’ı okuyanlar bu durumu hemen fark ederler. Aynı durum 19. ve 20. yüzyıl Batı düşüncesinin,… Read More »

Paylaş:

Türkiye Liberallerinin Milli Birlik Endişesi

By | 9 Kasım 2011

Mehmet Barlas, ATV’ de Sayın Başbakan Erdoğan’a ilginç bir soru sordu. Ak Parti’nin milliyetçi bir söylemde bulunduğunu, bu söylemin Ak Parti’yi MHP’lileştirdiğini söyledi. Barlas’ın bu sorusu, Başbakan’ın milli birlik ve kardeşlik politikalarına, liberal kesimlerin yönelttiği eleştirilerin bir muhassalası niteliğindedir. Bilindiği gibi kimi liberal yazarlar, öteden beri Ak Parti’yi milliyetçi ve muhafazakâr bir siyaset izlemekle suçlamaktalar.

Paylaş:

Arap İhtilallerine Oryantalist Gömlek

By | 9 Kasım 2011

Immanuel Wallerstein, Tunus ve Mısırda gerçekleşen halk devrimlerini, İkinci Arap İsyanı olarak değerlendirdi. Wallerstein’e göre, birinci Arap İsyanı, 1916 yılında Şerif Hüseyin’in Osmanlı Devleti’ne karşı başlattığı isyandır. Konuyla ilgili yazısında, Arapların Osmanlı Devletini yendiğini, bağımsızlıklarını sürece bağlı olarak İngiltere, Fransa ve ABD’nin himayesinde kısmen de olsa elde ettiklerini iddia etmektedir.  Arapların Osmanlılardan dolayı Türkiye’ye ihtiyatla… Read More »

Paylaş:

Barackomania ve Çıplak Kral

By | 9 Kasım 2011

Amerikan başkanlık seçimleri, uzun zamandan beri Türkiye’de gündemin en önemli konuları arasına girmektedir. Başkan adaylarının seçim kampanyaları, propagandaları, günlük konuşmaları Türk kamuoyunda ve basınında çok fazla yer alır.  Türkiye’deki bir çok siyasi partinin seçim sürecindeki kampanyalarından daha çok  işlem görür. Sanki Amerika’ya değil de Türkiye’ye bir başkan seçilecek gibi bir hava estirilmeye çalışılır. Bu bir… Read More »

Paylaş:

Halk Egemenliğine Müttefik Kuvvetler Zinciri

By | 9 Kasım 2011

Bu gün Libya’ya saldıran ülkelere, her ne kadar koalisyon kuvvetleri denmekte ise de, aslında bu saldırıyı yapan ülkeler Birinci Dünya Savaşı’ndaki müttefik kuvvetlerden başkası değildir. Saldırganlar her ne kadar despot bir kuvvete saldırdıklarını söylüyorsa da aslında bu saldırılar, Arap halk isyanlarını aynı zamanda yönetme ve kontrol altında tutma girişimidir. Bu yazıda Libya’ya saldırıyla başlayan yeni… Read More »

Paylaş:

Erasmus’un Barbarları

By | 9 Kasım 2011

Erasmus Programı, Avrupa Birliği ülkelerinin yüksek öğretim kurumlarında,  Avrupalılık bilincini yaymak ve geliştirmek için 1987 de kurulmuş. Programın en önemli hedefi,  Avrupa’da yüksek öğrenimin kalitesini arttırmak, Avrupa ülkelerinde yaşayan farklı kültürler ve yaşam biçimleri hakkında bir farkındalık inşa etmek ve hoşgörü kültürünü kurumsallaştırmaktır.

Paylaş: